Açıkkara mizah dergisi, kültür ve sanat dünyasının nabzını tutmaya devam ediyor. “Dalya” demesine sadece bir sayı kala, 99. sayısıyla okurlarıyla buluşan dergi, bu ay yine dikkat çekici bir içeriğe imza atıyor. Özellikle Tacettin Şimşek’in “Dante Cantante” başlıklı yazısı, Orta Çağ’ın önemli figürlerinden İtalyan şair Dante Alighieri’nin tarihi kişiliklere bakışını, kendine özgü bir kara mizah ve hayali diyaloglar eşliğinde masaya yatırıyor.

Tacettin Şimşek’in “Dante Cantante” başlıklı makalesi, okuyucuyu sadece bir mizah metniyle değil, aynı zamanda derin bir edebiyat ve tarih incelemesiyle baş başa bırakıyor. Şimşek, Dante’nin İlahi Komedya‘sında yer verdiği tarihi kişiliklere karşı takındığı tavrı, özellikle de Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’ye atfettiği konumu mercek altına alıyor. Dante’nin Selahaddin’i bir “insan” olarak görmemesi, yazar tarafından ironik bir dille sorgulanıyor. Bu sorgulama, dönemin kültürel ve dini önyargılarını, bir hümanist olarak nitelenen Dante’nin dahi nasıl içselleştirebildiğini gözler önüne seriyor. Bu tür bir “kara mizah” anlayışı, okuyucuyu gülümsetirken aynı zamanda tarihsel figürler üzerinden güncel düşünce kalıplarımızı sorgulamaya teşvik ediyor.
Dante’nin Batı edebiyatının temel taşlarından biri olan İlahi Komedya gibi eserler, tıpkı Türk şiirinin farklı dönemlerdeki yansımaları gibi, okuyucuyu kendi çağının düşünsel ve sanatsal dünyasına taşır. Tacettin Şimşek ise bu büyük şairin Selahaddin Eyyubi gibi Doğu’nun önemli bir figürüne olan tavrını, onun insani değerler ve önyargıları arasındaki ince çizgide değerlendiriyor. Makale, okuyucuyu sadece güldürmekle kalmıyor, aynı zamanda tarihsel algılar ve kültürel karşılaşmalar üzerine derinlemesine düşünmeye davet ediyor. Bu tür çalışmalar, bir kez daha gösteriyor ki mizah, en ciddi konuları bile ele alabilecek güçlü bir araçtır.
Açıkkara dergisi, 99. sayısıyla geçmişin figürlerini günümüzün mizahi ve sorgulayıcı perspektifiyle yeniden yorumlayarak, edebiyat ve tarihe olan ilgiyi canlı tutuyor. Gelecek sayıda “dalya” diyecek olmanın heyecanıyla, dergi okurlarına hem keyifli bir okuma deneyimi sunuyor hem de kültürel mirasımıza farklı açılardan bakma fırsatı veriyor. Bu özel sayı, mizahın sadece bir eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda eleştirel düşüncenin ve kültürel diyaloğun önemli bir platformu olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.




